
| YAPTIRAMAZLAR! |
|
Ne zaman millet adına hayırlı bir adım atılmak istense karşımıza bu acziyet ifadesi çıkar: Yaptırmazlar. Bu kısırdöngü anlayış, özellikle atılacak adımın faydası konusunda hemfikir olunduğu zaman ortaya çıkar. Bu hayırlı adıma muhalif olanlar, bu konuda itiraz edecek bir nokta bulamayınca bir refleks olarak hemen bu ifadeyi kullanırlar: Yaptırmazlar. Bu konuya niye mi girdim? Durun anlatayım. Prof. Dr. Haydar Baş, Nobel’e aday gösterilen ve yüzlerce yerli ve yabancı bilimadamı tarafından takdir edilen Milli Ekonomi Modeli’ni ortaya koyunca; bu modeli iki adet dünya çapında düzenlenen akademik kongreden sonra, il il, köy köy dolaşarak milletiyle de paylaşınca; milletin de bu modele ve sahibine teveccühü had safhada olunca; milletin acziyetinden pirim toplayanlar, milletimiz üzerinde menfur hesabı olanlar, tahtları sarsılanlar, kişisel menfaatleri tehlikeye girenler halk arasına bu acziyet fitnesini yaymaya başladılar. Çünkü model konusunda diyebilecekleri hiçbir şey yoktu. Eğer eleştirebilecek, itiraz edebilecek en ufak bir nokta dahi bulabilselerdi, emin olabilirsiniz ki, hiç durmadan bunun üzerine giderlerdi, ama bu da bir kapasite meselesi. Kapitalist ekonominin kısır ve köhne anlayışıyla Milli Ekonomi Modeli gibi dört dörtlük bir modeli yargılamak zaten mümkün de değil. Şimdi gelelim şu “yaptırmazlar” ifadesine. Eğer karşınıza bu tür ifadeyle birileri çıkarsa ona şu soruları rahatlıkla sorabilirsiniz? “Yaptırmazlar” diyorsunuz, eğer Atatürk ve ceddimiz “yaptırmazlar” deseydi ve Kurtuluş mücadelesini vermeseydi, biz bugün rahat rahat yaşayabilecek miydik? Eğer dedelerimiz Çanakkale Savaşı’nda “nasıl olsa biz bu dünyanın süper güçleriyle başa çıkmayız” diyerek mücadele etmeseydi, bugün halimiz nice olurdu?rnrnEğer Atatürk cumhuriyeti kurduktan sonra, “yaptırmazlar” diyerek, diyenlere de kulak asarak milli bir ekonomik atılım ortaya koymasaydı, Osmanlı’dan kalan borçlarımızı ödeyebilir miydik, Erdemir’i, Seydişehir’i, Seka’yı, kamu şirketlerimizi kurabilir miydik, tarımda hamle yapabilir miydik, Belçika’ya uçak ihraç edebilir miydik? Eğer Atatürk ve ekibi Lozan’da masaya yumruğunu vurarak onurlu bir duruş ortaya koymasaydı, ülkemiz azınlıklara bölünmez miydi, misakı milli sınırlarımız olur muydu, biz bağımsız bir devlet olabilir miydik? Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatını “nasıl olsa yaptırmazlar” diyerek yapmasaydı, Rumların Türk katliamı biter miydi, Kıbrıs adasında hiç Türk kalır mıydı, bugün KKTC diye bir devletimiz olur muydu? Eğer dedelerimiz “yaptırmazlar” fitnesini dikkate alsaydı, ümitsiz olsaydı, hiç Anadolu’ya girebilir miydik, Malazgirt’te kat kat fazla orduları yenebilir miydik, Osmanlı kurulur muydu, 3 kıtayı kapsayan ve adil bir yönetim sağlayan Osmanlı olur muydu, İstanbul hiç fethedilir miydi, tarihte hiç yüzlerce Türk destanı yazılır mıydı? Ne tarihimizde ne de milli değerlerimizde “yaptırmazlar” ifadesine asla yer yoktur.rnrnİsterseniz şu “yaptırmazlar”a bir de dini açıdan bakalım. “Yaptırmazlar” sözü bir ümitsizlik ifadesidir. Kişinin kendi kendine elini kolunu bağlamasıdır.rnrnPeki, bizim itikadımızda ümitsizliğe yer var mıdır? Ümitsiz olan biri Müslüman olabilir mi? İtikadımıza göre Allah’tan asla ümit kesilmez. Bununla ilgili ayeti kerimeler ve hadisler mevcuttur.rnrnİnsanlık tarihi Allah’tan ümit kesenlerin başlarına gelen felaketlerle ilgili birçok ibretlik hadiselerle doludur.rnrnSize “Yaptırmazlar” diyen eğer dindar geçinen bir kişiyse şu soruyu kendisine sorun: Kim yaptırmaz? O yaptırmaz dediğin iradenin gücü haşa bütün alemleri yaratan Allah’ın gücünden daha mı fazladır, sen bunu mu demek istiyorsun, bu nasıl bir anlayıştır, bu anlayış bir Müslüman olarak sana yakışıyor mu? Ey dostlar, kısaca anlatmak istediğim şu, bu milletin elini kolunu bağlamak, atılım yapmasını engellemek için her türlü baskıyı yaptıkları gibi, psikolojik senaryoları da devreye koymaktadırlar. Bu belki de soğuk savaşın en önemli silahıdır. Millet olarak “yaptırmazlar” psikolojisinin ve yanlış kabulünün ne milli değerlerimizde, ne tarihimizde ne de itikadımızda olmadığını iyi bilelim ve yanımıza gelerek bu fitneyi bize enjekte etmeye çalışanları da uyaralım, ayıktıralım. |