Artvinlilerin İnternetteki Adresi
Sevgi Üzerine Bırkaç Söz

SEVGİ ÜZERİNE

    

        Hep sözü edilen, aranan, anlatımı kolay gibi görünen fakat kavranması çok , ama pek zor bir kelime  SEVGİ . Hele bunu tanımlamak, en yetenekli insanlar için bile çetin bir ceviz.

         Sevgi, tüm inanç, felsefe ve dinler için temel amaç, insana, yaşama ve evrene anlam veren en üst duygu. Böylesine geniş kapsamlı bir şeyi insanlığın kavraması ve yaşaması çok zor fakat olanaksız değil. Dünyadaki tüm kitaplıkların yarısından çoğu bu konuyu işler. Sevgi insan yaşamında o kadar önemlidir ki, kendimizi, çevremizi ve ulusları tarafsız ve dikkatle gözlersek, yaşanan KAOS, yani kargaşanın temelinde sevgisizliğin ve sevgiyi kavrayamayışımızın yattığını görebiliriz.

         Sayısız tanımları arasında diyebiliriz ki, “ Sevgi insanın tüm insanlarla ve doğayla olan bütünlüğün bilincidir. “ Bu bilince varan insan doğadaki her şeyle uyum içinde  huzur duyar.

         Sevgi güç kaynağını bilgi ve onun yarattığı düşünceden alır. Bilmeyen düşünemez, düşünemeyen sevgiyi kavrayamaz. İşte bu sevgi, insanın kendisini aşmasına yardım ettiği kadar, yaşamına anlam kazandırır .

         Evrende hiçbir şey mutlak ,yani  salt değildir. Bu nedenledir ki, hiçbir şey ne tüm kötü, ya da tüm iyidir,“Çünkü her şey karşıtların birliği ile var olur.” Çinli’lerin YİN-YANG felsefesinin temeli budur. Her güzellikte biraz çirkinlik, her çirkinlikte de biraz güzellik vardır. Fakat evrende her şey iyiye, güzele ağırlıklıdır. Sevgiyi tanımayan insanlar gördükleri her şeyde kusur ararlar, binlerce güzelliğin arasında. Halbuki sevgi binlerce kusur arasında bir çok güzelliğin farkına varıp ortaya çıkarır.

         Sevgiden yoksun olduğumuz için, hem kendimize hem de doğaya acımasızca davranıyoruz. Cinayetlerin, savaşların hepsi sevgisizliğin trajik sonuçları değil mi? Bu acı sonuçlar yüzünden, sevgiden daha çok söz eder olmadık mı günümüzde.

         Sevgi aynı zamanda çıkarlarımızla kesinlikle bağdaşamayan bir duygudur. Bu kadar önemli olan sevginin azımsanmayacak  kadar kötüye kullanıldığını da biliyor ve görüyoruz. Beklentileri için sevgi maskesi takmış bir çok insan tanımışızdır. Unutmamak gerekir ki gerçek sevgi almadan verebilmesini bilmektir. Bu ulaşılması pek zor olan sevgi düzeyini sadece Anne-Evlat arasında görebiliyoruz. O nedenle bu üst düzey duyguyu sadece ve sadece anne olanlar kavrayabilir. İşte onun için “ ANNE KUTSALDIR “    

Bilindiği gibi bilgilerimizin ilk kaynağı ailedir, sonra çevre  ve eğitim gelir. Bütün bilgi ve inanç modellerimiz buralarda kozasını örer. Fakat en önemli olan kaynak ailedir. Çocuğa ilk temel bilgiler anne tarafından verilir. Tabi ki annede  bilgi birikimi sağlıklı ve yeterli ise, bu nedenledir bir toplumun uygarlık ve kültür düzeyi o ülkenin annelerinin kültür düzeyine bağlıdır. Görülüyor ki sizler çok onurlu bir yerde  olduğunuz kadar, bu oranda sorumluluk  taşıyorsun. Sizler ileride toplumun çekirdeği olan ailenin yaratıcısı olduğunuz için, bilgi alanınızı genişliğine ve derinlemesine artırmak zorundasınız.

         Sevginin sonsuz derinliklerine indikçe doğada ve bizde olup da göremedik,  istemedik ve kavrayamadığımız, gerçeklerin farkına varınca, neden “Tanrı ile Sevginin “ eş anlamda bilgelerce ifade edildiğinin bilincine varırız. Tıpkı içimiz sevgiyle dopdolu olduğu anlar, her gün gördüğümüz, ağaçlar, çiçekler, kuşlar, tümüyle doğa ve insanlar bize çok daha güzel görünür. Nadir de olsa bu duyguyu hepimiz yaşamışızdır. Dileğim bu duyguyu sürekli yaşamayı amaç edinmektir.

         Şimdiye kadar sevginin genellikle soyut yönlerine baktık. Fakat sevginin bir de somut yönü vardır. Bu olmazsa sevgi sevgi olmaktan çıkar, laf ebeliğine dönüşür. Çünkü “sevgi, soyutta yakalanır, somutta yaşanır”. Fakat sevgi hep sözlerde kalırsa laf ebeliğinde özünü yitirir. Bu kısır döngüden kurtulabilmek için duygularımızı, düşüncelerimizi zenginleştirmek ve bunun içinde okumak, bununla yetinmeyip, edindiğimiz bilgilerle yeni düşünceler üretmeliyiz, yani yaratıcı olmalıyız.

         Daha önce dediğimiz gibi bilgi sevgiyi yaşatır ve geliştirir. Bilginin kaynakları da ulaşılmayacak şeyler değildir. Bilgilendikçe, korkularımız, ızdıraplarımız azalır ve sevgi anlam ve güç kazanır. Demek ki ızdırabın kaynağı bilgisizliktir. Öyle ise bilgili ya da bilge insanlar mutluluğu yaşayabilirler. Yalnız bu aşamada mutluluk, para, pul ve konfor değildir. Günümüz insanı, saplantı haline gelmiş bir Batı hayranlığı içindedir. Fakat bunlar bilgili yani okuyan insan olsalar, görecekler ki Batının psikolog ve sosyologları aynı düşüncede değil. Onların belirttiğine güre Batı modern teknoloji ve onun getirdiği , refah ve konforla olacağını zannediyordu halbuki bu gün pek mutlu olmadığının şaşkınlığı içinde. Çünkü sevgiden yoksun ve kaybolan insan ilişkilerini aramakta.

         Ülkemizin temel sorunlarının kökünde bilgisizliğimizin attığı söyleyebiliriz. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bilgisiz toplumlar bir sürü gibi yönetilir. Orada demokrasi ve sağladığı özgürlük barınmaz. Çünkü onun için yapabileceğimiz ilk şey bilgilenmektir.           

         Bunun da yöntemi görsel, işitsel kaynaklarla. Fakat burada en önemli şey tek yönlü okumamasıdır. Çünkü tek yönlü bilgi saplantıya dönüşür, sonuçta yarardan çok zarar verir. Doğruyu, güzeli bulabilmek için çok yönlü okumak zorundayız. Nitekim çok zeki ve yetenekli bir çok insanın, bu tek yönlülük tuzağına düştüğünü görüyor ve onlar için üzülüyoruz. Onlar  bozuk bir plağın hep aynı çemberinde dönüp dururlar. Halbuki diğer çemberlere de geçseler, ufukları çok daha genişleyerek gerçeği kavrarlar, yanılgıları en aza iner.

         Peki insanlar yaşamımız için bu kadar önemli olan okumaya neden gerekli önemi vermiyor. Ya da insan neden okumaktan kaçınıyor. Bunun bir çok nedenleri vardır. En önemlisi görenek ve okuma alışkanlığının olmamasıdır. Eğer bir insanın ailesi ve çevresi okuyorsa birey ister istemez okumaya yönelebiliriz. Fakat en önemli okumaya alışkanlık haline getirmektir. 

         Bunun için gelecekte kitap okuma alışkanlığını yaygınlaştırmak siz gençlerin elindedir. Bunun için en değerli armağanın kitap olacağı bilincine vardığınızda bunu başarabilirsiniz. Yaş günlerinizde hediye olarak kitap seçerseniz, kitap sizi arkadaşınızda yıllarca yaşatır. Onu düşünmekle de size saygınlık kazandırır.

         Anadolu’muzda ünlü bir söz vardır. “ İnsan,üstü başı ile karşılanır,  kafasının içindekiler ile uğurlanır.

      Sevgiyle kalın........................!                                                                                                                                                                                                                                    H. ÖZBEK